LÜTFİ SUYOLCU CİNAYETİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ
Gönderen arena - March 06 2009 02:50:53

CHP ADAYI M.ESAT ALTUNGÜN:

"LÜTFİ SUYOLCU CİNAYETİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ" 
1995'te sokak ortasında kahpece katledilen Beledi­ye Başkanımız Suyolcu'yu saygıyla anıyorum. Kuşadası halkının o günleri unuttuğunu sanan­lar, yanılıyorlar.

Images: lutfi-suyulcu-haberi.jpgK uşadası halkının korku imparatorluğu kurarak, insanları tehdit ederek oy isteyen adaylara çok dikkat etme­sini isteyen CHP Kuşadası Bele­diye Başkanı adayı M. Esat Altungün, " Yerel seçimlerde oy kullanırken geleceğimizle ilgili tehlikenin far­kına varmalıyız. 1995 yılında so­kak ortasında kahpece katledilen Lütfi Suyolcu'yu saygıyla anmalı ve unutmamalıyız. O günleri Ku­şadası çok iyi hatırlıyor, Türkiye çok iyi hatırlıyor. O günleri kahre­derek geçiren Kuşadası halkı geç­mişi unutmuyor. Çünkü o tarihler­de neler yaşandığını, Kuşadası'nın kimlere peşkeş çekildiğini, güzel ilçemizin her köşesinin santim santim nasıl satıldığını Kuşadası halkı unutmamak zorunda. Ve asla unutmayacak. 70'li yılların bakir ve şirin kasabası Kuşadası'nı göz önüne getirelim. Zeytincilik, tü­tüncülük ve balıkçılıkla geçinen bir halkı vardı. Turizmde istik­bal vaat eden bir ilçeydi. Ama ne oldu? 1984 yılında Turgut Özal'ın imar yetkisini belediyelere devretmesiyle birlikte Kuşadası'nda bir talan başladı. Talan, o dönemin mimar olan belediye başkanıyla başladı. Kuşadası maalesef çarpık yapılaşmanın tipik örneği oldu.

HABER İN DEVAMI


Haber Metni

CHP ADAYI M.ESAT ALTUNGÜN:

"LÜTFİ SUYOLCU CİNAYETİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ" 
1995'te sokak ortasında kahpece katledilen Beledi­ye Başkanımız Suyolcu'yu saygıyla anıyorum. Kuşadası halkının o günleri unuttuğunu sanan­lar, yanılıyorlar.

Images: lutfi-suyulcu-haberi.jpgK uşadası halkının korku imparatorluğu kurarak, insanları tehdit ederek oy isteyen adaylara çok dikkat etme­sini isteyen CHP Kuşadası Bele­diye Başkanı adayı M. Esat Altungün, " Yerel seçimlerde oy kullanırken geleceğimizle ilgili tehlikenin far­kına varmalıyız. 1995 yılında so­kak ortasında kahpece katledilen Lütfi Suyolcu'yu saygıyla anmalı ve unutmamalıyız. O günleri Ku­şadası çok iyi hatırlıyor, Türkiye çok iyi hatırlıyor. O günleri kahre­derek geçiren Kuşadası halkı geç­mişi unutmuyor. Çünkü o tarihler­de neler yaşandığını, Kuşadası'nın kimlere peşkeş çekildiğini, güzel ilçemizin her köşesinin santim santim nasıl satıldığını Kuşadası halkı unutmamak zorunda. Ve asla unutmayacak. 70'li yılların bakir ve şirin kasabası Kuşadası'nı göz önüne getirelim. Zeytincilik, tü­tüncülük ve balıkçılıkla geçinen bir halkı vardı. Turizmde istik­bal vaat eden bir ilçeydi. Ama ne oldu? 1984 yılında Turgut Özal'ın imar yetkisini belediyelere devretmesiyle birlikte Kuşadası'nda bir talan başladı. Talan, o dönemin mimar olan belediye başkanıyla başladı. Kuşadası maalesef çarpık yapılaşmanın tipik örneği oldu. Karanlık ilişkilerin ve rant odaklı siyasetin merkezi oldu. Ve tarihlerde Kuşadası'nda siyaset kirlen­di, siyasetçi kirlendi". Kuşadasında yaşananları Kuşada­sı halkının unutmadığını anlatan CHP Kuşadası Belediye Başkan Adayı M. Esat Altungün, "Sa­nıyorlar ki Kuşadası halkı o dönemdeki ihanetleri unuttu. Sanıyorlar ki Kuşadası hal­kı Kuşadası'nın o tarihlerde hangi gazete manşetleriyle konuşulduğunu unuttu. Sanıyorlar ki Kuşadası halkı o ta­rihlerde ellerine kelepçe takılan belediye başkanlarını unuttu. Bü­tün bunları ne Kuşadası ne Tür­kiye ne de Cumhuriyet Halk Partililer unuttu. Unut­mayacağız, unutturma­yacağız. O dönemde yaşananları birebir yeniden hatırlatacağız. Çünkü halkımız,  gençlerimiz, kadınlarımız, çocuklarımız, esnafımız, tüccarımız, turizmcimiz bu büyük tehlikenin farkına var­malı. Bu ilçede bir teh­like baş göstermeye başladı, tehlike oluş­maya başladı. 10 yıl aradan sonra yapılan ihanetlerin unutulduğunu zannederek, ihtiras­la, kinle, nefretle şehrimin plajları, kaldırımları parsellenmeye baş­ladı. Yeniden şemsiye, şezlong, baraka hikâyeleri anlatılmaya başladı. Buna izin vermeyeceğiz, Kuşadası halkı izin vermeyecek. Bu zihniyetin fakir fukara halkıma kömür dağıtan AKP zihniyetinden ne farkı var? Bir farkı olsaydı, tu­tarlı bir siyasetçi olsaydı, bugün burada aramızda olurdu. Kişisel hırla 5 yılda bir adres değiştirerek parti aramazdı" dedi.